Anket

Sitemizi Nasıl Buldunuz?

Güzel Olmuş - 100%
Eksikler Var Yardımcı Olurum - 0%
İdare Eder - 0%
Çok Kötü Olmuş - 0%

Total votes: 2
The voting for this poll has ended on: 15 Eyl 2013 - 14:02

Müzik Kutusu


Ziyaretçi Defteri

Site Yönetimi Sitemiz ile ilgili görüşlerinizi ziyaretçi defterine yazınız.

 

Ziyaretçi Defterine Yaz

 

Ziyareçi Defterine Bak

 

Kullanıcı Paneli

Geçim Kaynağı

 

Keten Dokuma :

İlimizde sadece Ayancık ilçesinde keten üretimi yapılmakta ve keten dokunmaktadır. Günümüzde yalnız bir kaç kişi tarafından bu iş yapılmaktadır. Keten dokumak için öncelikle ipin elde edilmesi gerekmektedir. Bu da oldukça zahmetli bir iştir. Temmuz ayında ekimi yapılır. Daha sonra çeşitli işlemlerden geçirilerek ip haline getirilir. İp haline gelen keten yörede "düzen" adı verilen dokuma tezgahlarında 30, 40 ya da 50 cm eninde dokunur. Bu dokumadan yöresel adıyla göynek, nezgep, paça, erkeklere pantolon, ceket, yelek gibi giyim eşyaları ve çarşaf, peşkir, örtü gibi ev eşyaları yapılmaktadır.

Çember :

Çember yörede çok eskiden beri dokunan ve başörtüsü olarak kullanılan bir dokuma türüdür. Özellikle Boyabat, Durağan ve Saraydüzü ilçelerinde sıklıkla görülmektedir. Günümüzde hala başörtüsü olarak kullanılmaya devam eden çember, bu işlevinin yanı sıra masa, sehpa gibi yüzeylerde örtü olarak, ayrıca gömlek, bluz gibi elbiselerde de model veya aksesuar olarak da kullanılmaya başlanmıştır. Çember düzen adı verilen dokuma tezgahlarında, tarak boyunagöre genellikle 50-60 cm eninde ve 100-120 cm boyunda dokunur. Kenarları şerit halinde orta kısmı bütün olarak desenlidir. Çemberin üzerine dokuma yapılırken demirkırat, kibrit kabı, baygın gibi nakışlar atılır.

Mahrama ve Peşkir :

Mahramalarda çember gibi düzen adı verilen tezgahlarda dokunmaktadır ancak çembere göre daha sık dokunup kenarlarına da yöresel desenler işlenmektedir. Geçmiş dönemlerde gündelik yaşantıda el ve yüz havlusu olarak kullanılmak amacıyla dokunmuşlardır. Mahrama ile aynı teknikle dokunan ve aynı işlevi gören peşkirlerin ayırt edici özelliği ise mahramaya göre daha ince ve uzun olarak dokunmasıdır.

Kotracılık ve Gemi Modelciliği :

1950'li yıllarda Sinop Cezaevi'nde yatan iki mahkum tarafından başlatılan bu el sanatı, mahkumların cezaevinden çıktıktan sonra Sinop'ta kalarak bu sanatı devam ettirmeleri ve yanlarında çalışan çıraklara kotra yapımın öğretmeleri neticesinde il merkezinde hızla yayılmıştır. İl merkezinde bu sanatla ilgilenenler oldukça fazladır. İlk başlarda Sinop Limanı'na gelen yolcu vapurlarındaki ziyaretçilere hediyelik eşya olarak sunulan kotralar, zamanla ünlenmiş ve il dışına da hediyelik eşya olarak gönderilmeye başlanmıştır. Bugün Sinop'a gelen yerli ve yabancı turistlerin hediyelik olarak aldıkları tekneler Sinop'un simgesi haline gelmiştir.

Günümüzde geleneksel yöntemlerle devam eden Kotracılığın yanı sıra, daha güncel olan, teknik bilgi gerektiren ve projeli olarak çalışılan tekne modelciliğini de bu el sanatında görmekteyiz.

Tüm detayları ahşap ve el işçiliği ile üretilen tekne modellerinde (çektirme, taka, sandal, kalyon, gulet, yat, balıkçı gibi) farklı özellikte ağaçlar kullanılmaktadır. En çok kullanılan ağaçlar ceviz, gürgen, kayın, kavak, dişbudak, akçaağaç vb.'dir. Tekne donanımlarında ise misina ve naylon ip kullanılmaktadır.

Bıçakçılık :

Sinop'ta ÖZEKES ailesinin dört kuşaktır devam ettirdiği el yapımı bıçak üretimine, ilk dedeleri Hüseyin usta 1890 yılında bir hobi olarak başlamış ve el yapımı bıçaklar Sinop'un tanıtımında bugün başta gelen el sanatlarından biri olmuştur. Bıçakların yapımında yüksek karbonlu İsveç takım çeliği, saplarının yapımında ise manda, geyik boyunuzu, gül ağacı kökü kullanılmaktadır. Korkuluk ve tepe malzemesi kaliteli pirinçten, kınları ise kaliteli sığır derisinden yapılmaktadır. Bıçaklar, dekoratif bıçaklar, mutfak bıçakları ve av bıçağı olarak üretilmektedir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Dakika

Hava Durumu - İstanbul

 

          

 

Her Hakkı Saklıdır © 2013 Çağrı Sms Telekomünikasyon Hizmetleri Ltd.Şti (ÇAĞRI-DERNEK)